Ben Okan Can Bademci, ODTÜ Kimya Mühendisliği lisans programını tamamladım. Mezun olduktan sonra Kimya Mühendisi olarak girdiğim firmada bir ay sonra laboratuvar sorumlusu görevine getirildim. Şimdilerde ise, Türkiye’nin en önemli petro-kimya girişimi olan saflaştırılmış tereftalik asit üretimi gerçekleştirilecek rafinesinin oluşumunda yer alan değerli mühendisleri arasında yer almaktayım.
Aynı zamanda, Tırmanış, Gülüyorsam Bir Sebebi Var ve Merhaba Hocam isimlerinde üç kitap yayımladım. Yeni yazdığım ve yakın zamanda yayımlamayı planladığım BU DA YENİ KİTABIM yakında satışa çıkacak. Bu kitabımın tüm geliri, burs ihtiyacı olan öğrencilerle bağışlanacaktır.
| okancanbademci@gmail.com | |
| Website | www.example.com |
Hayat sadece eğitimini aldığınız alan üzerine düşünmekten, çalışmaktan ve zevk almaktan ibaret değildir. Bu nedenle mesleğimin yanında beni mutlu eden uğraşlar içerisinde de yer aldım ve o yeteneklerimi de geliştirdim.
Misal, Türkiye'nin ilk online blog dergisi BLOGUM'un on iki sayısının Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendim. Türk yapımı sosyal medya uygulaması olan Usity'nin 2018 yılında içerik, strateji ve organizasyon editörlüğünü gerçekleştirdim. Ek olarak, dokuz yıl halk dansları ile ilgilendim.
İçimde binlerce kuş, binlerce ağaç, binlerce sen var, Bazen hüzün, bazen keder bazen de gözyaşı var, Sen yanımda oldukça her zaman umut var, Karşılık beklemeden yanımda olan biri var, Yeşil var, mavi var, kahverengi var, Hayal var, zafer var, mutluluk var,
Kim bilebilir ki neler yaşadığımı, kimseye söyleyemem içimde tutarım. Gülmeye çalışıyorsam, gözlerimle haykırıyorsam, ayakta durabiliyorsam, inancımı kaybetmiyorsam ve bu kadar çok yazıyorsam bir sebebi var. Benim içimdeki mutluluk; kuşların uçabilmesi, kedilerin miyavlayabilmesi, köpeklerin kuyruklarını sallayabilmesi, insanların gülümseyebilmesi. Benim içimdeki mutluluk; hayallerimin sonsuz olması, umutlarımın hiç tükenmemesi, rüyalarımın her zaman yanımda olması, güzel insanların hâlâ yaşayabilmesi. Kim bilebilir ki neler gördüğümü, kimseye söyleyemem içime atarım. Kahkaha atıyorsam, süslü sözlerimle küfür ediyorsam, dik durmaya çalışıyorsam, ilahi adalete inanıyorsam ve bu kadar çok yazıyorsam bir sebebi var. Benim içimdeki sevgi; bir ağaç dalının rüzgârla dans edebilmesi, bir tohumun yeşerebilecek kadar büyümesi, uğur böceğinin aniden üstümde belirmesi, bir insana yardımımın dokunabilmesi. Benim içimdeki sevgi; karanlık gecenin hayallerimi yaşatabilmesi, doğan güneşin umudumu yeşertmesi, rüyalarımın gerçekleşmesi, güzel insanların hâlâ eksilmemesi. Gülüyorsam bir sebebi var . . .
Senin de hayata karşı yakarışların, kıvranışların olmuştur. Hayata karşı tavırların, tutumların belki de ona artık çekilmez geliyordur. Hiç düşündün mü? Sen hayatın neresinden tuttun, ağını neresine ördün. Onu haketmek için neresinden başlayıp çaba sarfettin. İtiraf et, hiç düşünmedin. Ben mi? Ben daha yeni başladım, hayatın bir yerinden tuttum. Bak hayatın en yırtık kenarlarını bile, en büyük tırmanışlarımın engeli olmasın diye; kalemimle örüyorum.